Aylık Arşiv: Haziran 2008

TechCrunch & Webrazzi MeetUp İzlenimlerim

MeetUp

Daha önce de katılacağımı duyurduğum TechCrunch & Webrazzi MeetUp etkinliği geçtiğimiz Cumartesi günü Conrad Hotel’de gerçekleşti.. Herşeyden önce bu etkinliği düzenleyen Arda Kutsal ve Webrazzi ekibine ayrıca organizasyonun gerçekleşmesi için destekte bulunan tüm sponsorlara teşekkürlerimi iletmek istiyorum..

Etkinlik hakkında konuşmak gerekirse 400′den fazla katılımcının olduğu etkinlik gerçekten zevkli bir ortamda gerçekleşti. Etkinlik esnasındaki genel kanı bir sonraki etkinliğin daha fazla katılımcıyla gerçekleşmesi gerektiğiydi.. Türkiye genelinden internet sektöründeki birçok yatırımcı ve girişimcinin katıldığı etkinlikte ülkemizdeki internet potansiyelinin ne kadar ümit verici olduğu açıkca görülüyordu..

Aslında etkinlikten önce amacım bu etkinlikte alacağım notlardan bir derleme yazısı yazmaktı ama zaten yakında Webrazzi.TV’de etkinlikteki konuşmalar video olarak yayınlanacak buna çok gerek kalmadığını düşünüyorum.. Yine de kısaca panellerden bahsetmek gerekirse Arda Kutsal’ın yapacağı açılış konuşması yaşanan ufak gecikmeden dolayı biraz kısa sürdü.. Konuya kısaca bir giriş yaptıktan sonra ilk paneli başlattı kendisi..

İlk panelin konusu Sosyal platformlar ve sosyal medyada pazarlama idi.. Panelist olarak 41-29‘un başkanı Alemşah Öztürk, Kariyer.Net pazarlama direktörü Ayça Arsan, Pilli Network Komünite Müdürü Aylin Yalçınkaya, Rakı Sofrası‘nın (Facebook Uygulaması) kurucusu Can Karatoprak ve Marketallica‘nın yazarı Özgür Alaz bu konuyu tartıştılar.. Bu panelden çıkacak kısa sonuç artık internet reklamcılığı banner tarzı reklamlardan ziyade insanların sosyalleştiği platformda kullanıcıyı tavlayacak havuçların olduğu veya hizmet olarak sunulabilecek reklamlara doğru bir kayma trendinde olduğuydu..

İkinci panelde ise konu Kullanıcı içeriğinin yarattığı Web2.0 Hukuku’ydu.. Bu konuda daha çok tartışılan ise Youtube, WordPress gibi sitelerin kapatılması hakkındaki tartımalardı.. Ne yazık ki hakim ve savcıların bu konudaki tecrübesizliği ve bilirkişi eksikliği bu konuda en çok muzdarip olunan şeydi.. Bu paneldeki panelistler ise WordPress’in ve Ekşi Sözlük’ün avukatlığını yapan Av. Başak Purut, Haber.gen.tr kurucusu Burak Büyükdemir, TBD İstanbul Şub. Yön. Kur. Üyesi Av. Ceyda Cimilli Akaydın, Radikal Gazatesi Teknoloji yazarı ve Tekno Sohbet kurucularından Serdar Kuzuloğlu’ydu.. Özellikle Serdar Bey’in bu panele renk kattığını söylemeden geçemeyeceğim :)

Üçüncü Panel bir önceki panele göre gayet ciddi geçti ancak en yararlı panellerden biriydi diyebilirim. Bu panelin konusu ise Online reklam pazarı ve geleceği hakkındaydı. Katılımcılar da bu konuda Türkiye’de en deneyimli ve konusunun uzmanı kişiler olunca tadından yenmeyen bir panel oldu :) Google Türkiye Ülke Müd. Bülent Hiçsönmez, ReklamZ yönetici ortağı Okyar Özlüpınar, ZapMedya ortağı Sarper Danış ve Nokta A.Ş. CEO’su Tümay Asena konuyu tartışan panelistlerdi. Panelistlerin hem yayıncılardan hem de reklam verenleri temsil eden reklam firmalarından seçilmesi konuya farklı yönlerden bakılabilmesini sağladı. Online reklam pazarının ülkemizde emekleme aşamasında olduğu, bunun başlıca nedeninin ise reklam veren firmaların bu pazarı tanıyamamış olması olduğu konuşuldu. Ancak daha da önemlisi ki bizi en fazla ilgilendiren yönü ise yayıncıların da belli bir kaliteyi tutturması gerektiği idi. Bu pazarın büyüyebilmesi için olmazsa olmaz şart içerik üreten yayıncıların artması gerektiğiydi..

Son panel ise Türkiye’de web girişimciliği, yatırım imkanları ve çıkış stratejileri hakkındaydı ki yine bu konuda da çok tecrübeli isimler vardı. Nokta A.Ş. Genel Müdürü Burçin Didinedin, LeVenture kurucu ortağı Cem Dalgıç, Cember.Net kurucusu Çağlar Erol, BerilTech CEO’su Devrim Demirel ve itiraf.com, uzmantv.com, istanbul.net gibi sitelerin kurucusu Ersan Özer konuşmacı olarak gelmişlerdi. Bu panelden öğrendiklerim kısaca iyi bir web girişimi için illaki sermaye bulmak gerekmediğiydi.. Biz projemizi hayata geçirdikten sonra iyi bir çıkış stratejisi sonucu yeni projelerimiz için kaynak oluşturabiliriz.. Yeterki işimizle doğru düzgün ilgilenelim.

Daha sonrasında Kindo.com, Mekanist.net, Mulakat.net, Takasmerkezi.com ve Wridea’nın tanıtım sunumlarının yapıldığı StartUpPad gerçekleşti, Grou.ps Global Announcement yapıldı, TechCrunch’tan Mike Butcher konuşmasını yaptı ve ardından kokteyle geçildi :)

Çok güzel ve dolu dolu geçen bir gün oldu.. Bu etkinlik için tekrardan Arda Kutsal ve Webrazzi ekibine teşekkürlerimi iletiyorum ve en kısa zamanda yeni etkinliklerinin haberlerini bekliyorum kendilerinden :)

Konuyla ilgili diğer katılımcı izlenimleri:
Webrazzi
Türk.İnternet
Ali Altuğ Koca
Süleyman Sönmez
Selçuk Hoca
Kendime Notlar
Siber Kültür

Teşekkürler TÜRKİYEM..

“Sözün bittiği yer..”

Bu ifadeyi bu turnuvada hep mutluluklarımızı ifade etmek için kullanmıştık.. Ancak dün gece Almanya’nın son golünden sonra Taksim’e çöken sessizliği de ifade edebilecek en güzel deyiş bu sanırım.. Sadece Taksim değil, sadece Türkiye bile değil, kalbi Türkiye için atan milyonlarca Türk olmayan Dünya insanlarını günlerdir izliyor, okuyoruz.. Hepsinin aynı sessizliğe büründüğünün farkına varmak zor değildi..
Ve ne yazık ki bizi kahreden bırakın turnuvayı 4-1 yendiğimiz Yunanistan maçından beri oynadığımız en güzel hatta belki ondan da güzel oyunumuza rağmen gelen mağlubiyetti.. Herkes bunu söylüyor ama gerçekten öyle;
Türkiye bu turnuvanın en göze çarpan, en konuşturan ve en unutulmayacak takımı oldu..
Tüm bunları bize yaşatan 23 altın adama, Fatih Terim’e ve emeği geçen herkese TEŞEKKÜRLER..

Türkiye

Sevmeye Engel Değil Mesafeler

Günün birinde birisi, karşınıza geçip ‘Mesafeler aşkı öldürür’ derse buna şiddetle karşı çıkın.

Çünkü aşk, dil, din, ırk ve kilometre tanımaz…

Ayrı şehirlerde, hatta başka ülkelerde de olsanız bile, ’seviyorsanız’ bunun bir engel olmadığını anlarsınız.

Bazen aynı anda telefonlara sarılırsınız, bazen de eş zamanlı mesajlar çekersiniz sevdiğinize.

Bu özel anlara şaşırırsınız ama inanırsınız.

Bunun tek açıklaması seviyorsunuzdur, seviyordur…

Her zamankinden daha fazla hasret anlamı yüklenmiş şarkıları

Dinlemeye başlarsınız, özlem dolu şiirler okumaya iter sevginiz sizi.

Hiç umulmadık anlarda gözleriniz dolabilir, ağlamak istersiniz…

Yaşamdaki her güzelliği uzaktaki sevgilinize adamaya başlarsınız.

Artık yağan yağmur daha farklı hislere götürür sizi.

Gördüğünüz gökkuşağının doğu ile batıyı renkleriyle birbirine

bağlaması da uzaklardaki sevdanızı hatırlatır usul usul…

Bazı zamanlar içinize bir ateş düşer…

Sevdiğinizle özlem denizinde yüzerken, ona dokunmak, yüzüne doya doya bakmak istersiniz.

İlk uçakla ya da ilk otobüsle karşısına çıkarsınız.

Elinizdeki çiçekleri ona verdiğiniz an, onun gözündeki mutluluğu görüp aşkın en kutsal ödülünü alırsınız.

Her görüşme yürekleri daha da büyütür ve kocaman harflerle ‘aşk’ı gönül defterinize yazarsınız.

Ancak akrep ile yelkovanın yarışı devam eder ve saatlerin her zamankinden daha çabuk tükendiğine şahit olursunuz sevdiğinizin yanında.

Dönüş yolculuğunda bir sonraki buluşmanın hayalleri sizi sararken yolların ve dağların sevginize şahit olmasından memnuniyet duyarsınız.

İşte uzaklarda aşkı böyle benzer tekrarlarla yaşarsınız, ayrı şehirlerin inadına…

Ve biri günün birinde karşınıza geçip size ‘Mesafeler aşkı öldürür’ derse buna şiddetle karşı çıkarsınız!

Çünkü aşkın dil, din, ırk ve kilometre tanımadığını herkese en iyi siz anlatırsınız…

Yazan: Tahsin Sezer

Not: Bana gelen bir mailden alıntıdır..

Terim vs Medya

Son günlerde Gündem gerçekten çok yoğun.. Açıkcası ben Euro 2008 öncesi gündemin büyük bir bölümünü Milli Takım’ın meşgul edeceğini düşünüyordum ve oldukça yanıldığımı görüyorum.. Gündemde milli takımla ilgili çıkan haberleri de gördüğümüzde adeta medyanın Fatih Terim’e açtığı savaşı görüyoruz..
Peki kim haklı?
Bu sorunun cevabı tabi ki Fatih Terim!
Niye mi? Euro 2008′e 5 gün kala hala adamın işine karışılıyor, destek olmak yerine adamın kafasını karıştırıyorsanız HAKSIZSINIZ KARDEŞİM..
Bir Fenerbahçeli olarak Fatih Terim’i çok da sevdiğim söylenemez aslına bakarsanız.. Ancak burada söz konusu Milli Takım’ın başarısıysa 1 ay sabredin kardeşim eleştirmek için.. Çünkü eleştrileriniz yapıcı değil yıkıcı..
Siz bu şekilde İsviçre basını ve Portekiz’in hocasının attığı çamurları sıvıyor ekmeklerine yağ sürüyorsunuz..
Benim gözlemlerim o ki Euro 2008′de alınacak başarısız bir sonuca sevinecek çok kişi var ne yazık ki Türkiye’de..
Bu bana “İçimizdeki İrlandalılar” sözünü hatırlatıyor biraz..
Son olarak Terim’in de bunun farkında olarak söylediği sözleri duyuyorum:
“Bir şeyler dönüyor, birileri oyun oynuyor. Milli takımı bırakmamı istiyor birileri…”
Evet Fatih Hoca aynen öyle.. Sen işine bak güzel bir sonuçla aslanlar gibi dön Türkiye’ye.. Sana bu yakışır..

Stumble Upon Çılgınlığı

Bugün SiberKültür‘de rastladığım StumbleUpon isimli bir browser toolbarı keşfettim.. Yazıda bu stumble toolbarın yeni bir çılgınlık olduğundan bahsediliyor Stumble ile siteleri gezerken farkında olmadan saatlerin geçtiği söyleniyordu. Aslına bakarsanız hiç itimat etmemiştim bu fikre ancak nedir ne değildir bi bakmak istedim. İnanın kurduğumdan beri (yaklaşık 4-5 saat) stumble ile siteleri dolaşıyorum.. Bu toolbar henüz sadece Internet Explorer ve Firefox için yazılmış ancak sanırım artan popülaritesine diğer browser’ları da ekleyerek cevap verecektir.. 5 milyona yakın kullanıcı tarafından kullanılan bu aracı yeni keşfetmeme üzüldüm diyebilirim..

İşleyişi ise çok basit.. Öncelikle üye oluyorsunuz ve ardından ilgilendiğiniz kategorileri belirterek siteleri stumble’lamaya başlıyorsunuz :) Her Stumble! butonuna bastığınızda daha önce başka biri tarafından sizin ilgi duyduğunuz kategorilerden birine eklenmiş bir sayfaya atıyor sizi. Beğendiğiniz sayfalar için I like it! butonuna beğenmediğiniz veya kategorilerle alakası olmayan sayfalar için ise No more like this butonuna basarak kullanıcılar için daha belirleyici sayfalar çıkmasına yardımcı olabiliyorsunuz. Dilerseniz sadece Türkçe içerikteki sayfaları da gezebiliyorsunuz. (Okuduğum yazıda sadece 1 saat gezebileceği kadar Türkçe içerik olduğundan bahsediyordu yazar ancak ben gezdiğim süre boyunca Türkçe sayfaları gezdim.) Bunun ayrıca kendi sitelerinizi tanıtabilmeniz açısından iyi bir reklam aracı olduğu da söyleniyordu yazıda.. Aynen katılıyorum.. Kendi yazılarımdan sadece 2 tanesini stumble’lamama rağmen hemen 3-4 stumble referer’lı ziyaretçi almış olduğumu gördüm.. Ancak burada uyanık spamcilerimizin dikkat etmesi gereken husus sistemin spamlere karşı önlem almış olmasıdır.. Kullanıcıların vereceği artı veya eksi puanlar (ki bunun için tek bir tuşa basarak beklemeden puan verebildiği için kullanıcılar açısından üşenilecek bir durum olmadığını varsayıyorum) belki de o sitenin gösterim sıralarının çok altkademelerine düşmesine neden olabilir.Sosyalliğin arttığı yeni nesil internette bunun gibi kullanıcı dostu uygulamaların artmasını temenni ediyoruz..

 Yukarı Çık