Linux

Bir format tecrübesi ve Pardus’la gelen Özgürlük

Uzun zamandır yani yaklaşık 1,5 yıldır bilgisayarıma format atmıyordum. Benim gibi hayatı bilgisayar önünde geçen biri için bu sürenin ne kadar uzun olduğunu anlatmama gerek yok sanırım :) Neyse konumuz o değil. Ekran kartının çıkardığı problemlerden dolayı sürücüsünün kurulu olmadığı bilgisayarım artık beni çıldıracak derecede yavaşlamaya başlamıştı. Bunun anlamı da artık bir format atmanın farz olduğuydu :) 1,5 senedir bilgisayarımda biriken dosyaların yedeklenmesi en çok korktuğum şeydi.. Bunun için birkaç yazılım vardı ancak benim amacım harddiski komple temizliğe çekmek olduğu için ve de Pardus da kurup ağırlıkla Pardus’ta çalışmak istediğimden kullanmak istemedim bu yazılımları. 8 DVD yetti dosyalarımı yedeklemeye :D Ancak en büyük hatayı bu safhada yaptım.. Gereksiz dosyaları da yedekledim tekrar yüklemeyiveririm düşüncesiyle.. Neyse bir şekilde bu aşamayı geçtik..

Sırada format atmak vardı ki elimde yeni indirip CD’ye yazdığım Pardus 2008′den başka işletim sistemi olmadığını farkettim :) Windows CD’mi bulamadım ve uzun arayışların sonunda pes ettim.. Artık sadece Pardus olacaktı bilgisayarımda.. Böylece artık rahatlıkla bir Pardus kullanıcıyım diyebileceğim diye bir züğürt tesellisiyle avunuyordum..

Pardus kurulumu oldukça basit hazırlanmış ve hiçbir karmaşaya yol açmayan bir kurulum olmuş. Artık Özgür bir pencereden sanal dünyaya merhaba diyorum.. Ancak canımı sıkan tek şey Adobe yazılımlarının CS3 serisini Pardus’taki Wine uygulamasıyla kuramamış olmam.. Ne yapalım çözümünü bulana dek Macromedia 8 serisi ile devam edeceğim işlerime.. (Özgürlük deyip de Adobe, Macromedia sayıklamak da neyse :) ) Çözümü bilip de söylemeyenin … :P   Onun haricinde Firefox profilimden sadece yer imlerimi başarıyla aktarabilmiş olmam da biraz canımı sıktı.. Neyse ki alıştım artık yeni firefox’uma da :D

Başlarda değindiğim bir dosya yedekleme konusu varki beni en çok deli eden şey oldu. Mutlaka dosyalarınızı yedeklemeden önce gereksizlerini temizleyin.. Daha sonra ayıklamak kadar iğrenç birşey yok çünkü.. Bir de çok sayıdaki ufak boyutlu dosyalarınızı zip veya rar’layarak yedekleyin ki kopyalama süreleri kısalsın.. Bunlar acı tecrübelerle sabit :)

Tekrar Pardus’a dönecek olursak formattan sonra herhangi bir sürücü veya program kurmak zorunda olmamak ne kadar güzelmiş.. (Windows uygulamaları hariç tabi..) PHP, MySQL ve Apache kurmanın 1 dk’yı geçmemesi olağanüstü gibi geldi resmen :) Şöyle bir detayı da atlamadan geçemeyeceğim: Eğer Windows’tan Pardus’a geçiyorsanız mutlaka ama mutlaka fontlarınızı da alın yedekleriniz arasına.. Ben almıştım bu tatlı bir tecrübe oldu işte :)

Sonuç olarak tertemiz ve hızlı bir bilgisayarım var artık Pardus Dünyası’na adım atmış oldum ben de..

 Yukarı Çık