Posted by
Muhittin Özer on 13 Oca 2009 in
Kişisel |
0 comments
İnsan aynı gün içinde hem bir yaşamın son bulduğunun haberini hem de yeni bir yaşam haberini alabiliyor işte. Hem de ikisi de çok yakınlardan bi yerden gelebiliyor bu haberlerin.. Atalarımız boşuna söylememiş doğanlar büyümekte, ölenler çürümekte diye… Tevafuk bu olsa...
Günün birinde birisi, karşınıza geçip ‘Mesafeler aşkı öldürür’ derse buna şiddetle karşı çıkın.
Çünkü aşk, dil, din, ırk ve kilometre tanımaz…
Ayrı şehirlerde, hatta başka ülkelerde de olsanız bile, ’seviyorsanız’ bunun bir engel olmadığını anlarsınız.
Bazen...
Posta Kutuma düşen bir maili sizlerle paylaşmak istedim..
Ewan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore’deki bir savaşa katılmak üzere İngiltere’den ayrılacaktı, hiçbir şeyden korkmuyordu...